Tavuklu Saat / 80’ler Deposu

Daha önce bloglarımdan birinde Tavuklu Saat ile yazmaya başladığım 80’lerden kalma hatıra nesnelerini buraya da almayı uygun gördüm. Her ne kadar geneli düşündüğümüzde 80’ler ile ilgili pozitif olarak söylenecek pek bir şey yok gibi gelse de işin aslı öyle değilmiş. O dönemden hatırladıklarımı yazmaya başlayınca yazdıkça yazasım geliyor. Ne çok şey varmış içimizde yer eden. Tavuklu Saat ile başlayalım hadi.

Tavuklu Saat

Hafta içi her sabah ‘hass..’, ‘höööyyynkk!, Hiyyaaaaahhh!’ gibi nidalarla yataktan fırlamamızı sağlayan efsanevi buluştur kendisi. Çalar saat olgusuna farklı bir bakış açısıdır bu saat. Saat olmanın çok ötesindedir de ayrıca. Gün içinde canınız sıkılır, TRT‘de ya ‘yayın kopmuştur’ (ne demekse artık) ya da izleyecek birşey yoktur; arkadaşlar aileleri ile bir yerlerdedir ya da senin sokağa çıkma yasağın (80’lerde toplumsal bi alışkanlıktı aslında) vardır ve kös kös evde oturuyorsundur. Yapacak bişey bulamayıp Tavuklu Saati eline alırsın ve başlarsın (gerizekalı) buluşlar yapmaya!
Tavuklu Saat / 80'ler...
Tavuklu Saat / 80’ler…

Önce serçe parmağını sokarsan saatin çanı ile tokmağı arasına.. canın acıyınca ceviz ararsın ortalıkta aynı işlem için, onun büyük olacağı aklına gelir fındık taramasına başlarsın.. o bu derken annenin ‘misafir odası’nda bulunan ‘vitrin’de misafirler için sakladığı cam çay kaşıklarını bulursun. Nedense aklına gelmez onların çan ile tokmak arasında kırılacağı. İlk denemenin ardından ağzın açık ellerin iki yanda kalakalırsın. Kaşık parçaları toplanır ve vitrindeki çekmeceye mavi kareli bezin içine konar. Burada verilmeye çalışılan imaj kaşığın durduğu yerde kırılmış olmasıdır. Bu fikrin salakça olduğunu da düşünmezsin. Sonrası genelde facia tabi…

Bir de aynı sıkıntılı hal uyku öncesinde üzerindeyse ve uyuyamıyorsan, koyunlar filan da işe yaramıyorsa saati alır başucuna koyarsın. Kadrandaki horoz kafayı eğmek suretiyle yerdeki buğdayı yerken sen de onu izleyerek uykuya dalarsın… Hey gidi günler hey!
Saatin kadranında geri plandaki çiftlik görüntüsünün önünde 1 civciv, 1 tavuk ve kafası hareketli 1 horoz mevcuttur. Horoz ara sıra kafayı öne eğerek yerdeki yemlerden yer gibi bir görüntü ortaya çıkarır. Civciv ve tavuk da başları önde yemlenirler ama onların duruşu sabittir. Horoz’un sabah ötüşü üzerinden giderek saate bu tasarımı yapmış oldukları oldukça bellidir de uzun süre bakınca insana saçma da gelmiyor değil hani. Ah o güzel günler…!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir