2000’lerde Gözden Kaçmış Olabilecek 10 Bilim Kurgu Filmi

2000’lerde izlediğimiz bir çok bilim kurgu filmi var şüphesiz. Ama bazıları var ki çok fazla ön plana çıkmamış, tuhaf, ufuk açan ve gözden kaçmış olabilirler. Bilim kurgu film arşivi yapan herkesin elinde olması gereken filmlerden bir seçki aşağıdaki liste. İlkleri, farklılıkları, daha önce akla gelmeyen konularıyla seyretmeye doyulamayacak 10 film.

The Cell

The Cell

Baş rolünde Jennifer Lopez’in olmasına aldanıp es geçmeyin. Yönetmen Tarsem Singh bu ilk filminde değişik bir hava yakalamış. Filmin konusundan beklediğiniz çok bir şey olmasın! Lakin filmdeki sahneler bir Hollywood filminin çok çok ötesinde. Hele bir “kral’ın tahttan kalkışı” sahnesi var ki inanılmaz! Filmin konusuysa kısaca şöyle: Sanal gerçeklikle çocukların zihinlerine girip tedavi sürecini hızlandırma çalışmaları yapan psikolog Catherine bir seri katilin zihnine girip son kurbanının yerini bulmaya çalışacaktır. Çünkü seri katil kurbanı öldüreceği yere sakladıktan sonra yakalanmıştır. Ama Catherine’i bekleyen bu görev son derece zordur. Zira çalışacağı yer bir seri katilin bilinçaltı’dır.

The Children Of Men

Children of Men

Distopyalar içinde en ılımlısı sayılabilecek niteliklere sahip film, büyük sorunlar yaşamış ve hem yaşam kalitesi hem de insan sayısı azalmış bir dünyada geçiyor. Yaşanan tüm problemlerin dışında en büyük sorun ise dünyadaki herkesin kısır olmasıdır. Genç insan nüfusunun yaşı 18’lerdedir ki o kadar yıldır yeni bir bebek dünyaya gelmemiştir. İnsanı sinir stres sahibi yapan filmi o zamanlar kaçırdıysanız şimdi mutlaka izlemelisiniz.

Moon

Moon Bilim Kurgu Filmi

Senaryosunun iyi olması bir yana Sam Rockwell’in oyunculuğuyla ön plana çıkan filmde Ay’da izole bir ortamda tek başına görevde bulunan Sam Bell rutin bir hayatı yaşamaktadır. Zamanla kendini, hayatını, karısını sorgulamaya ve planları ile hayallerini hatırlamaya başlar. Eve dönüş zamanı yaklaşmaya başladığında etrafında tuhaflıklar hissetmeye başlar. Bu tuhaflık kurduğu hayatı ona yeniden keşfettirecek durumlara gebedir.

Primer

primer

Filmin yönetmenliğini, senaryosunu, yapımcılığını üstlenip bir de yetmezmiş gibi oyunculuğunu da yapan Shane Carruth’u kutlamak gerekiyor. Kısa ama etkili izler bırakan ilk filmiyle izleyenlerin aklında yer etti. İki genç mühendis garajda yaptıkları deneyler sırasında kazara bir keşifte bulunur, bir nevi zaman makinesi icat ederler. Zamanda geriye gitmelerini sağlayan bu makineyi ikisi de birbirinden habersiz şekilde sık sık kullanır. Ve problemler ortaya çıkmaya başlar.

Equilibrium

equilibrium

3.Dünya savaşının bıraktığı etkilerden kısmen kurtulmuş bir dünyada barışı korumak adına insanların duyguları baskılanmaktadır. Duyguları tetikleyecek davranışlarda bulunmak, sanat gibi şeylerle ilgilenmek yasaktır. Totaliter rejimin baskıcı tutumunu korumak için çalışan grammaton rahipleri adı verilen bir grubun elemanı olan John Preston’ın (Christian Bale) bu kimliğinden uzaklaşmaya başlamasıyla film de sorunlar da gelişir. Matrix ile sık sık karşılaştırılsa da farklı ve daha endişe verici bir distopya.

A Scanner Darkly

a-scanner-darkly

Karmaşık ve zorlayıcı bilim kurgu metinleri yazarı Philip K.Dick’in aynı adlı romanından uyarlama olan film yakın gelecekte geçiyor. Konusundaki enteresan yanlar bir yana filmin çekim tekniği asıl önemli olan. Film sahne sahne çekilip fotoğraf karelerine dönüştürülmüş ve konusunda uzman illustratörler tarafından elle çizilmiş ve yeniden film formatına dönüştürülmüştür.

Altered

altered

Bilim kurgu ile korkunun bir arada durduğu bu film Blair Witch Project’de yönetmen koltuğunu Daniel Myrick ile paylaşan Eduardo Sanchez’in ilk solo filmi. 5 adam yaratıklar tarafından kaçırılırlar ama dördü kurtulmayı başarır. 15 yıl sonra da kalan 4 kişi yaratıklardan birini ellerine geçirirler ve artık intikam alma zamanı gelmiştir.

The Host

the-host

Güney Kore sinemasından eğlencelik olduğu kadar da kaliteli bir film. Seul’u ortadan ikiye ayıran Han nehrinde bilinmeyen bir yaratık ortaya çıkmıştır. (Sebebi tabi ki Amerikalılar!) Yaratık birkaç dakikada nehir kıyısını cehenneme çevirir ve arkasında yüzlerce ölü bırakarak kaybolur. Asıl sorun birkaç gün sonra fark edilir. Yaratık temas ettiği insanlara virüs bulaştırmıştır.

Cloverfield

cloverfield

Sıradan bir New York akşamı inanılmaz bir kabusa dönüşür. Yaratıklar dünyaya saldırmaktadır. Konu tanıdık gelebilir ama Cloverfield el kamerasıyla oyuncular tarafından çekilmiş imgesi yaratılan filmlerden biri. Hatta en başarılılarından.

The Man From Earth

the-man-from-earth

Üniversitede tarih profesörü olan John Oldman sebepsiz bir şekilde akademiden istifa etmiştir. Yakın arkadaşları olan bazı diğer profesörler hem hoşçakal demek hem nedeni öğrenmek ve hem de belki geri döndürmek amacıyla evine ziyarete giderler. Oldman uzun süren ısrarların ardından hikayesini anlatmaya başlar. Ve sonrası tarihe, dine ve hayata bakışımızı değiştirebilecek nitelikte keyifli bir hikayeye dönüşür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir