Blendax Şampuan / 80’ler Deposu

Blendax şampuan’ın şimdilerde öyle oval, şekilli, pahalı filan göründüğüne bakmayın. 80’lerde hemen her evde bulunurdu Blendax. O zamanlarda şimdi olduğu gibi dakika başı girilmezdi banyoya. Haftada bir pazar günleri ailecek sırayla yıkanılırdı, o kadar. Malum ertesi gün hafta başı ya, temiz temiz olmak lazımdı. Büyükler işe, küçükler okula. Modern dünyadaki gereksiz gerginliğimize siper olarak kullandığımız Pazartesi sendromu da henüz keşfedilmemişti ayrıca.  O haftalık banyolara dair en net hatırlanabilecek iki şeyden biri Blendax diğeri de alttan odunla yanan 1,5-2 m.’lik şofben (şohben değil!) ‘dir.

Blendax Şampuan Efsanesi

Blendax Şampuan / 80'ler
Blendax Şampuan / 80’ler

80’lerde çocuk olmak şimdiki gibi kolay değildi. Banyoya girerdin de çıktığında banyo mu yaptın dayak mı yedin belli olmazdı. “Dur dedim sana”, “dönmesene su sıçratıyosun”, “bak şimdi elimde kalıcan” bağırışlarıyla hem görsel hem de işitsel bir şölendi. O aradaki en büyük zevk ise Blendax şampuandı. Kapağı açılınca hoş bir koku yayılırdı önce etrafa. Sonra amber renkli sıvının şişenin içinden dökülüşü. Balzamik dedikleri şekilde.. ne çok sıvı ne çok katı.. tam kıvamında. Şampuan ile dolu el kafana doğru saatler süren ama izlenebilen bir uzaklıktan gelirdi sonra da o el şap diye kafana otururdu. O anki acı hiç önemsenmezdi çünkü şampuan kısa sürede o kadar köpürür ve kokusu o kadar yoğun yayılırdı ki kendinden geçerdin. Ta ki gözlerine kaçana kadar. Kafa hiddetle sağa sola dönmeye başlar, “anne gözüm yanıyoo” çığlığı atılır, “sus dedim sana.. bitti zaten” cümlesiyle standart şaplak kafaya yenir ve bir sonraki haftaya kadar gösteri sona ererdi.

Hikayenin bazen uzadığı da olurdu. Yıkanma sıralamasında ikici ya da üçüncüye kaldın mı şofben’in içindeki su soğurdu. Su boşa gitmesin mantığıyla kullanılmadığı her an kapatıldığı için bir sonraki açılışta vücuduna çarpacak olan suyun ısısını bilemezdin. “Annee dondum, çok soğuk” bağırışını müteakip anneden şahane bir cevap gelirdi: “ben sana dedim ilk sen gir diye, dinlemiyorsun hiç beni!” Az ısrarcı olursan ve daha yıkanma sürecinin bitmesine var ise anne şofben’e odun atmak için seni yıkamayı bırakırdı. O an sen de kararsız kalırdın: Beklerken üşümek mi, soğuk su ile üşümek mi?

Bir de şişesi çok enteresandı Blendax’ın.. Alışkın olmadığımız bir formda ve tırtıklıydı. Koyu mavi hoş bir renkle kaplı plastik bir şişe. Başparmağı şişeye sürterek çıkartılan seslerle nice oratoryolar bestelenmiş de dönem dolayısıyla pek gün yüzüne çıkamamıştır.

Hey gidi günler, hey!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir