Jan Saudek / Değişik Bir Fotoğrafçı

Jan Saudek, fotoğrafları inceleyen izleyiciye ufuk açan, ilham veren, endişelendiren, korkutan, gülümseten, can acıtan, haz aldıran bir fotoğrafçı. Fotoğrafları sadece “çekmek” ile yetinmiyor. Onları elle renklendiriyor, aynı görünümde farklılaştırarak pastel bir hava yakalıyor.

1935 yılında Prag’da doğan Saudek çocukluğunun denk geldiği dönemi zor şartlar altında geçirmiş. Babasının yahudi bir Çek olmasından kaynaklı Nazilerin birincil hedeflerinden biri haline gelmişler. Ailenin neredeyse tamamı Theresienstadt kampında öldürülürken, kardeşi Karel ile birlikte Mischlinge kampında bulunan Jan ve babaları Gustav aileden geriye kalanlar olmuşlardır.

Jan Saudek Olmak

Jan Saudek
Jan Saudek

İlk kamerası Kodak Baby Brownie’ye 1950 yılında sahip olur. Bir anda fotoğraf hayatının en önemli tutkusuna dönüşür. Bir fotoğrafçının yanında çalışmaya başlar. 1959 yılında daha profesyonel sayılabilecek Flexaret 6×6 kameraya geçiş yapar. Aynı dönemde resimler ve çizimler yapmaya da başlar. Fotoğrafla daha çok ilgilenmekte ve yeni bir şeyler yapma hevesindedir. 1963’de askerliğini tamamlayıp döndüğünde Edward Steichen‘in The Family of Man sergisi için hazırlanan katalogdan etkilenir ve sanat fotoğrafçısı olmaya karar verir. 1969’da Amerika yaptığı seyahat ile birlikte tanınmaya başlar.

Prag’a döndükten sonra insanların dar alanlara sıkıştığı bir ülkede kendi içinde geliştirdiği erotik anlayışı Çek gizli servisi ile sorun yaşamamak adına bodrumuna sıkıştırır ve fotoğraflarını burada üretmeye başlar. 70’lerin sonlarına doğru Saudek Batı’da artık en çok tanınan Çek fotoğrafçı olarak bilinir hale gelmiştir.

Sakıncalı ve Değişik

Fotoğraflarında 1800’lerin ortalarındaki erotik fotoğraflara yakın bir çizgi izler. Kişilerin formu, duruşu hemen hemen bahsedilen dönemdekilerle aynıdır, tek fark ile… bu kez Saudek’in bakışı geçerlidir. Bedensel bozukluklar, aşırı kilo ya da aşırı zayıflık, orantısız hatlar, kötü görünümler sıklıkla fotoğraflarında yer alır. Ama onları kötü olarak algılamaz. Sadece varoluşun başka bir biçimidir onlar.. tıpkı güzellik gibi. Elle, ekolin boya ile renklendirdiği fotoğraflarda dengeleri çok iyi kurar. Boşa giden bir fikir, izleyicinin gözünü uzaklaştırmasını sağlayacak fazlalıklar yoktur. Hayallerinde tasarladığı dünya fotoğraflara dökülmektedir.

Garip bir şekilde estetiği amaç değil araç olarak kullanır. Fotoğraflarını incelediğinizde nihai amacın estetik olmadığını hemen anlarsınız. Estetik sizi eserin içine çekmek için kullanılmıştır sadece. Sonucu bulma yolunda önemli bir noktadır, hepsi o.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir